SİZE ÖZEL
Temel Tıp Bilimleri Kitapları
Lippincott Biyokimya: Görsel Anlatımlı Çalışma Kitapları
Lippincott Görsel Anlatımlı Çalışma Kitapları: Biyokimya, biyokimyanın temelleri için köklü ilk ve en iyi kaynaktır. Öğrenciler bu metne çok sayıda kritik ve karmaşık bilgiyi hızlı bir şekilde gözden geçirmelerine özümsemelerine ve öğrenmelerine yardımcı olmak için güvenebilir. Yirmi yılı aşkın bir süredir fakülte ve öğrenciler bu en çok satan biyokimya ders kitabını kavramları hayata geçiren eşsiz görseller için övüyor.
• En son biyokimya bilgisine hakim olun geniş kapsamlı revizyonlar ve güncellenmiş içerikler sayesinde genişletilmiş makrobesinler bölümü mikro besinler hakkında tamamen yeni bir bölüm ve çok daha fazlası.
• Biyokimyanın gündelik sağlık hizmetleri için bütünleştirici bölümleri ilgilendiren klinik olgular ve "klinik kutucukları” ile nasıl uygulandığını görün.
• Kolayca öğrenmenizi sağlayan özlü bir ana hat formatı bol miktarda renkli resim ve bölümlere genel bakış ve özetler ile çalışın.
• Ekte yer alan integrative klinik olguları okuyun.
Arıncı - Anatomi 1-2
Fonksiyonel-uygulamalı anatomi görüşünün ağırlıklı olduğu önemli bir eser.
Türkiye’de anatomi eğitiminde en fazla baskısı yapılmış ve en çok okunanlar içinde 1. Sırada yeralan kitap.
Sistematik konu anlatım tarzıyla hazırlanan bu kitapta, anlatılan konular öğrenmemizi arttıracak bilgilerle birlikte verilmiştir.
Bu kitap, Anatomi gibi temel bilimlerde öğrenim kolaylığı ve bilginin kalıcı olarak öğrenilmesinde eksiksiz bir şekilde katkı sağlamaktadır.
Çıktığı günden beri en çok tercih edilen anatomi kaynaklarının içinde yer alan eser şu ana kadar 6 defa basılmıştır.
Çok önemli tecrübelerin ve birikimlerin yalın ve anlaşılır şekilde sunulduğu bu eserle anatomiyi hızlı ve kalıcı şekilde öğrenmek mümkün olacaktır.
• 1983 yılında yazımına başlanılan bu kitabın ilk bölümü olan "Lenfatik Sitem” (Systema Lymphaticum) 1984 yılında basıldı.
• Diğer bölümleri de bunu takip etti ve her bir bölüm ayrı kitaplar şeklinde yayımlandı.
• 1995 yılında 1. Baskı
• 1997 yılında 2. Baskı
• 2001 yılında 3. Baskı
• 2006 yılında da 4. Baskı olarak yayımlanmış olan Kırmızı kitap olarak da bilinen bu eser, 4. Baskıya kadar olan 23 senelik sürede, her seferinde gözden geçirilerek yeni bilgiler takviye edilmiş ve en faydalı olduğuna inandığımız şeklini almıştır.
• 2014 yılında 5. Baskıda, 4. baskıda görülen küçük terminoloji ve yazım hataları düzeltilmiş, bir kısım yeni bilgiler de eklenmiştir.
• 2016 yılında çıkan 6. baskısında , bir kısım yeni bilgiler eklenmiş, 5. baskıda görülen yazım hataları da düzeltilmiştir.
• 2020 yılında 7. baskısı yapılan bu kitap "namıdiğer KIRMIZI KİTAP” anatomi eğitiminde ihtiyaç duyulan müfredat doğrultusunda, Klinik ve Temel Anatomi gibi bütünlüğü olan iki temel konunun birlikte ilişkilendirilmesiyle önemli güncellemeler yapılarak hazırlanmıştır.
Vander İnsan Fizyolojisi
Vander’in İnsan Fizyolojisi tamamen yenilendi ve güncellendi.
Vander’in öğrenmeye kolaylaştıran konu içerik yapısıyla başarınızı arttırın.
• Fizyoloji derslerinde öğrencilerin dünyaca ünlü kaynağı yeni baskısıyla çıktı
• Tamamı renkli, en son bilgilerle donatılmış bu kaynak, fizyoloji derslerinde başarılı olmanız için tüm gerekli bilgileri içermekte
• Fizyoloji ders kitapları içinde öğrenciyi sıkmayan, kolay anlaşılır dil yapısıyla Vander ile fizyoloji çalışmak hem keyifli hem de avantajlıdır
• Tüm dünya ve Türkiye’de okuyucu yorumlarından eksiksiz not alabilmiş ender ders kitaplarından biridir.
Klinik uygulama, güncel olgular ve eğitim teknolojilerinin öğrencilere sunumuna yardım etmek için bir dizi pedagojik özelliği sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Vander’in İnsan Fizyolojisi’ni kullanarak kendinize ait fizyolojideki başarı çizginizi yaratmanız için bütün bu parçalar bir araya getirilmiştir.
Yeni Özellikler
• Kitabın bu baskısının kapağı yaşam çizgisini yani EKG’yi yansıtmaktadır. Bu kapak aynı zamanda bu kitabın ana konuları olan homeostaz, hücresel ve moleküler işlevin organ sistemleri, fizyopatoloji ve egzersiz ile tümleştirmesini de simgelemektedir.
• Bu tema ve diğerleri Bölüm 1’de "Fizyolojinin Genel İlkeli” başlığı ile tanıtılmaktadır. Bu ilkeler, taşıdıkları önemi sürekli anımsatmak için kitabın geri kalan bölümlerinin tümü ile bütünleştirilmiştir. Her bölüm bu ilkelerden o bölümde ele alınan materyal ile özellikle ilişkili olanlarının bir genel tekrarı ile başlamaktadır. Bu ilkeler daha sonra bölüm içinde verilen özgül örneklerle pekiştirilmektedir.
• Son olarak her bölümün sonuna bir değerlendirme materyali yerleştirilmiş olup bu materyali kullanan öğrenciler o bölümde sunulan malzemeyi ve bu malzemenin fizyolojik ilkelerle olan bağlantısını anlayıp anlamadıklarını görmek için ivedi bir geri bildirim elde edeceklerdir. Bu değerlendirme materyali çözümleyici ve eleştirel düşünmenizi gerektirir ve yanıtları da bir ek bölümde size sunulmuştur.
Sobotta İnsan Anatomisi Atlas Türkçe (4 CİLT)
SOBOTTA, Atlas der Anatomie (Elsevier - Urban & Fischer)
13. Türkçe Baskı
19O3'de J. Sobotta tarafından temeli atılan atlasın son derece iyi eleştiriler alan 20. baskısının ardından, editörler ve yayınevi böyle bir eserin nasıl daha da iyi hazırlanabileceğini kendi kendilerine sordular. Meslektaşlar ve öğrencilerle yapılan birçok yazışma ve görüşmeden, bu kapsamın makroskopik anatomi ve diğer bağlantılı bilimler yönünden tıbbın dayanağı olduğu; hem öncesi hem de sonrasında öğrenim sistematiğine tamamen uyduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Atlas ilk etapta preklinik öğrenimi hedef alsa da, bir doktor için her koşulda klinik öğrenim boyunca da bir müracaat eseri olarak önemli yer tutar. Kullanıcı grubunun öncelikli istekleri doğrultusunda 21. baskıda yeni bir düzen oluşturulmuştur.
Buna göre yeni baskıda: - Orjinal preparatlara dayanan 133 yeni şekil çizilmiştir. Örn. Beyin ve göğüs kafesi kesitleri gibi, - siyah-beyaz çizimler değiştirilmiştir, - klinik uygulamalara ilişkin çizimler teknik gelişimlere dayandırılarak güncelleştirilmiştir. Örn. Endoskopi ya da Röntgen görüntüleri gibi, - eklemlerdeki yükleri gösteren diagramlar eklenmiş ve - kaslar ile ilgili tablolar tamamen yeniden elden geçirilmiştir. Yeni baskının diğer önemli amacı da okunabilirliği şu şekilde daha da düzgün hale getirmektir: - Bölümler için işaret renklerinin kullanılmasıyla, - resimlerin yazılarındaki renk düzenlemeleriyle, - kesit düzlemi ve bakış açısını gösteren uyum çizimlerinin eklenmesiyle, - daha önce de kullanılmış olan tabloların tekrar elden geçirilmesiyle, - özellikle katların komşu olduğu diğer tabakaların rüzgar gülü kullanılarak gösterilmesiyle.
Tabi ki Kasım 1998'den beri geçerli olan yeni terminoloji (Terminologia anatomica) kullanılmıştır. Açıklamalı sözlük ise geri planda mesleki dilimizle ilgilenenlerin bilgilenmelerine yönelik bir köprü işlevi görmektedir. Kapsam üzerinde yapılan ortak tartışmalar ve karşılıklı düzeltmeler dışında, bölümler üzerindeki çalışma taksimi şu şekilde yapılmıştır: R. Putz: Genel anatomi, Üst ekstremite, Beyin, Göz, Kulak, Sırt, Alt ekstremite; R. Pabst: Baş, Boyun, Göğüs ve Karın duvarı, Göğüs, Karın, Pelvis bölgesi. Birçok yeni çizim, işinde yetkin ressamlar tarafından kazandırılmıştır, bu kişiler: Sn Ulrike Brugger, Sn Rudiger Himmelhan, Sn. Sonnja Klebe ve Sn. Horst RuB'dur. Esas itibariyle bilinen ve kendini ispatlamış "Sobotta Stili"nin korunması onların başarısıdır. Fotoğraflar üzerindeki elektronik yöntemlerle yapılan düzenlemeler ve grafiklerin düzenlenmesi Sn. Michail Budowick tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu baskıda yer alan resimleri bizim kullanımımıza sunmuş olan klinisyen meslektaşlara minnettarız (bkz. Teşekkür bölümü).
Çalışmaya katılmış olan enstitülerimiz elemanlarına, anlayış ve duydukları heyecan için gönülden teşekkür ederiz. Sn. Dr. N. Sokolov ve Sn. A. Buchhorn birçok yeni çizimin dayanağı olan preparatlan özenli bir çalışmayla üretmişlerdir; Sn. S. Fryk ve Sn. G. Hoppmann da metinlerin oluşturulmasında yardımcı olmuşlardır. Açıklamalı sözlük Sn. cand.phil. T. Lederer tarafından dikkatle gözden geçirilmiştir.
*Genel Anatomi *Gövde *Üst Ekstremite *Alt Ekstremite *Baş *Göz *Kulak *Boyun *Beyin ve Omurilik *Göğüs Organları *Karın Organları *Pelvis ve Retroperitoneal Aralık
Sobotta Anatomi Konu Kitabı
Anatomiyi Sobotta ile Anlamak ve Başarmak Mümkündür!
Anatomi çok karışıktır, çok şey ezberlenir ve bazen gerçekten ne için gerekli olduğu bilinmez. Sobotta ailesinden yeni anatomi konu kitabıyla durum böyle değildir!
Anatomi Konu Kitabı diğer anatomi konu kitaplarından farklıdır. Net olarak yapılandırılmış öğrenme metinleri, mükemmel anatomik şekiller ve açık şematik çizimlerin en uygun karışımını sunuyor. Bunun yanında bilginin sınanmasının önemi daima odak noktasıdır. Öğrenmenin yavan olmaması için, devamlı olarak klinik bağlantılar üretildi. Böylece ders kitabı canlı, eğlendirici ve akılda kalıcı bir anatomi kılavuzu oldu.
Neden Sobotta Konu Kitabı?
- Tamamı Sobotta Atlas görüntülerinden oluşmuştur.
- Suluboya tarzı değil gerçeğe yakın çizim ve renklerle tasarlanmıştır.
- Gerçeğe yakın çizimler sınavlardaki maket ve kadavra sorularının cevabını rahat bulmanızı sağlar.
- Bir değil yüzlerce yazar, editör ve anatomik ressam görev almıştır.
- Kemik anatomisi gibi başlangıç konularda tartışmasız üstün görüntüleriyle öğrencilerin sonraki konulara motivasyonunu arttırır.
- Nöroanatomi konusunda ayrı kitap genişliğinde bölüm içerir.
- İçeriğindeki anatomik görseller sayesinde ister atlaslı ister atlassız kullanılabilir.
- Kolay taşınır yapısıyla kadavra başı dahil her yerde göz gezdirmeye uygundur.
- Gerekli yerlerde gerçek anatomik resimlerle kadavra başında işi kolaylaştırır.
- Sonraki senelerde kullanıma uygun klinik ipuçlarını da içerir
- Anatomiyi öğrenme konusunda ezberlemeyi, örnekler, kutucuklar ve ipuçları kalıcı hale getirir. Sobotta konu kitabı çalışmanızı daha kolay hatırlanabilir hale getirir.
- Özellikle önemli sınav bilgileri tüm bölümlerde yol gösteren ipucu gibi Dikkat kutucuklarında gösterilmiştir.
- Bütün makroskobik anatomi önemli olan her yerde embriyoloji ile birleştirilmiştir.
- Diş hekimliği öğrencileri içinde bu ders kitabı ayrıntılı Baş bölümüyle özellikle uygundur.
- Fiyat fayda analizinde rakiplerine göre öğrenciler tarafından tartışmasız üstün bulunmuştur.
- Anatomi Konu Kitabı anatominin büyüleyici dünyasını gerçekten anlaşılır biçimde açıklıyor ve tüm sınavlarda başarılı olmayı sağlıyor.
Sobotta Konu Kitabının Özellikleri
- Sobotta Konu Kitabı mümkün olduğunca Anatomi Atlası ile koordine edildiğinde öğrenmeyi kolaylaştırır. Sobotta atlas tasarımı, görseller ve editörü konu kitabını oluşturmuştur.
- Anatomi Konu Kitabı gelişim süreci temelleri dahil olmak üzere makroskobik anatomi ve nöroanatominin tıp eğitimi ve klinik çalışmada gerekli olan tüm önemli içeriklerini kapsamaktadır.
- Atlaslı veya atlassız çalışmak için gereken Sobotta Atlas çizimlerini içerir, kolayca taşınabilir ve diseksiyon laboratuvarındaki şartlardan zarar görmeyecek niteliktedir.
- Nöroanatomi bölümü için MSS alanındaki araştırmalarda dünyanın en iyi nöroanatomist yazarları içeriğe en yüksek güncellikte ve önemde katkıda bulunulmuştur.
- Kitap makroskobik anatomiyle sınırlıdır ve onunla bağlı gelişim (embriyoloji) ve yalnızca makroskobik anatominin anlaşılmasında gerekli olduğu kadar histolojik bakış açısı da yer almaktadır.
- Genelde öğrenciler nöroanatomi için ayrı bir kitap alıyorlar. Bu konu kitabında nöroanatomi kapsamlı ve bağımsız bir bölüm olarak hazırlandı. Böylece konu kitabına ek olarak bir nöroanatomi kitabı satın almaya artık ihtiyaç kalmadı.
- Baş bölümünde diş hekimliği öğrencileri için ilgili içeriği açık ve zengin resimli oluşturulmaya özel olarak odaklanıldı.
- Pratik vaka tanımları ileri dönemdeki klinik etkinlikler için önemli anatomik bilgileri veriyor.
- Kitap makroskobik içeriği yoğun olarak fonksiyonel ve klinik bakış açısıyla çaprazlıyor. Böylece sadece değişmez anatomi öğrenilmiyor, öğrenilen bilgi doktorların ileri dönemdeki pratik ve klinik meslekleri ile bağlantı kurarak tecrübe ediliyor ve aktarılıyor.
Moleküler Genetiğin Esasları
Moleküler Genetiğin Temel konularını ele alarak ,hedef öğrenci kitlesine düzenli ve sistematik bilgi akışının sağlanması ve olaylar arasındaki ilişkilerin gösterilmesi amacıyla hazırlanmıştır.Kitap içinde 400’e yakın şekil kullanılmış olup bunlardan sınırlı sayıda olanları konu bütünlüğü ve kavrama kolaylığı getireceği düşünülerek iki defa kullanılmış ve zor olduğu düşünülen konular bu şekilde desteklenmiştir.
İçindekiler :
- Bölüm 1 - Çekirdek ve Genetik Materyal
- Bölüm 2 - Kromatin Yapısı ve Kromozomlar
- Bölüm 3 - DNA Replikasyonu
- Bölüm 4 - Transkripsiyon
- Bölüm 5 - Translasyon
- Bölüm 6 - Gen İfadesinin Kontrolü
- Bölüm 7 - Mutasyon Türleri
- Bölüm 8 - Mutasyon Oluş Mekanizmaları
- Bölüm 9 - Rekombinant DNA Teknolojileri
- Bölüm 10 - Mutasyon Analiz Yöntemleri
- Bölüm 11 - Gen ve Genom Yapısı
- Bölüm 12 - Gen ve Genom Analizi
- Bölüm 13 - Genomiks ve Proteomiks
- Bölüm 14 - Hücre Döngüsü ve Kontrolü
- Bölüm 15- Programlanmış Hücre Ölümü
- Bölüm 16 - Kanser Biyolojisi ve Genetiği
- Bölüm 17 - İmmünogenetik ve İmmünite
- Bölüm 18 - Kök Hücre
- Bölüm 19 - Gen ve Çevre Etkileşimi
- Bölüm 20 - Farmakogenetik
- Bölüm 21 - Hücre Yaşlanması ve Genetiği
Antisepsi Dezenfeksiyon ve SterilizasyonTipleri, Etkileri ve Direnç
Kitabın yazarının önsözünde de belirtildiği gibi, mikroorganizmaların ve mikrobiyal kontaminasyonun kontrolü ve dezenfeksiyon ve sterilizasyon uygulamaları; tıp, veterinerlik, diş hekimliği, eczacılık, çevresel ve endüstriyel uygulamaların yanı sıra, gıda işleme alanlarında da en önemli hususlardan birini oluşturur.
Mevcut rehberler, önde gelen yazarların yeni ve onaylanmış orijinal çalışmalarına dayanan ve uzman olan profesyonel bir dernek ve kalite değerlendirmesinden sorumlu kurumlar olarak yetkili makamların bakış açıları ve tavsiyelerine dayanan kaynaklardır. Ülkemizde sahada yapılması gereken dezenfeksiyon ve sterilizasyon uygulamaları konusunda, dernekler tarafından yazılmış ve belirli aralıklarla yenilen bu rehberler önemli bir hizmeti yerine getirmektedir. Ayrıca ülkemizde bu konuda gerçekleştirilen kongreler, toplantılar ve eğitim programları ile, sahada görev alan personel bilgilendirilmektedir.
Bununla birlikte çevirisini yaptığımız bu kitapta, sağlık hizmeti veren kurum ve görevlilere yönelik rehberlerden farklı olarak; dekontaminasyon, dezenfeksiyon ve sterilizasyonun temel ve kritik noktaları, uygulama yöntemleri, etki spektrumları, etki mekanizmaları, uygulamalardaki avantaj ve dezavantajları ayrıntılı olarak tartışılmaktadır. Ek olarak, bu hizmetlerin ortak noktası olan mikroorganizmalar hakkında, bu hizmetlere yönelik bilinmesi gereken önemli konular ile, mikroorganizmaların dezenfektan ve sterilizanlara karşı geliştirdikleri direnç mekanizmaları hakkında da detaylı açıklamalar yer almaktadır. Kitabın çevirisine katkıda bulunan değerli hocalarımıza ve meslektaşlarımıza şükranlarımızı sunar; ayrıca kitabın hazırlık, dizgi ve baskı aşamalarındaki kaliteli, titiz ve özverili çalışmaları için başta Ali Çelik ve Hüseyin Çağlıkasap olmak üzere tüm Hipokrat Yayınevi çalışanlarına teşekkür ederiz.
Kitabımızın, “Sterilizasyon, Dezenfeksiyon ve Antisepsi” konusunu her yönüyle ele alan kapsamlı bir eser olarak, bu alanda çalışan tüm akademisyen, uzman ve sağlık görevlilerinin yanı sıra, bu konuda eğitim alan öğrenciler için de faydalı olmasını diliyoruz.
Guyton Tıbbi Fizyoloji
ffTıbbi Fizyoloji Guyton ve Hall Ders Kitabının 13. SON BASKISI dünyanın önde gelen tıbbi fizyoloji ders kitabıdır.
Tüm dünyada EN ÇOK SATAN fizyoloji kitabı olma geleneğini devam ettirmektedir.
13. Son baskının tamamı güncellenmiş ve revize edilmiştir. Kitabın bu yeni içeriği eski baskılara göre öğrenme konusunda ciddi avantajlar sağlar
Diğer ders kitaplarının aksine, açık ve kapsamlı bir rehber olarak tutarlı konu yapısını muhafaza etmektedir.
Klinik ve klinik öncesi öğrencilere en uygun içeriğe odaklanmış ve öğrencilerin fizyoloji sınavlarındaki başarısını arttıracak formatta yazılmıştır.
Ayrıntılı ama berrak metin yapısı fizyoloji ve patofizyolojideki anahtar kavramları özetlemiş ve mükemmel görsellerle bilgiyi kalıcı hale getirmiştir.
Kitabı Mükemmel Kılan Özellikleri:
- Mükemmel ve okuyucu dostu yazım; Destekleyici bilgi ve örnekler, küçük yazı ayrıntıları ve soluk mavi renkte vurgulanırken, büyük yazı tipi çekirdek bilgileri vurgular.
- Özet şekil ve tablolar metnin hızlı kavranmasını sağlar.
- Tamamı renkli çizimler ve diyagramlar okuyucunun görsel hafızasını güçlendirir.
- Kısa, kolay okunan, ustaca düzenlenmiş bölümler ve kullanıcı dostu tasarımı metinden keyif almanızı ve uzun çalışmanızı sağlar.
- Ek bölümlerde normal laboratuvar değerlerinin yepyeni grafiksel tasarımını bulmanızı sağlar.
- Klinik korelasyon ve klinik tıp açısından önemli hücresel ve moleküler mekanizmaların sayısı arttırılmıştır.
Sherris Tıbbi Mikrobiyoloji
Sherris Tıbbi Mikrobiyoloji
Prof. Dr. Dürdal Us
Prof. Dr. Ahmet Başustaoğlu
Klinik Mikrobiyoloji, tıbbın tüm alanlarına hizmet veren ve geçtiğimiz yıllar içerisinde en hızlı gelişim gösteren bilim alanıdır. Özellikle yeni moleküler tekniklerin kullanımı ile ortaya çıkan yeni bilgiler mikrobiyolojiyi sürekli aktif, hızla sonuca giden ve çok geniş bir bilim alanı haline getirmiştir. Çoğu zaman bildiğimiz bilimsel doğrular, kısa bir süre içerisinde çok önemli değişimler gösterebilmektedir. Yabancı dili yeterli olmayanlar için bu değişimleri takip etmek çoğu zaman kolay olmamaktadır. Tüm klinik mikrobiyolojiyi eksiksiz bir şekilde kapsayacak bir kitabın hazırlanması son derede zahmetlidir ve uzun süre almaktadır. Bu nedenle son birkaç yıl içinde“Manual of Clinical Microbiology”, “Medical Microbiology”,“Clinical Microbiology Procedures Handbook”, “Koneman's Color Atlas and Textbook of Diagnostic Microbiology”, “Basic Microbiology”ve“Pocket Guide to Clinical Microbiology”gibi kitaplar hızlı bir şekilde tercüme edilerek Türk tıbbının kullanımına sunulmuştur. Bu değerli eserler sayesinde, ülkemizde bilim alanımızla ilgili güvenilir Türkçe kaynakların zenginleştirilmesi mümkün olmuştur.
Bu kez, dünyada kırkıncı yılını dolduran, 2018'de yedinci baskısını yapan ve Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları konusuyla ilk kez karşılaşan tıp ve sağlık bilimleri öğrencileri için öncelikli ders kitabı olmayı hedefleyen, öğrenci odaklıSherris Tıbbi Mikrobiyolojikitabını Türkçeleştirmeye karar verdik. Bu kitapta; enfeksiyon etkenlerinin yapıları, hastalık oluşturma mekanizmaları, neden oldukları hastalıkların klinik ve epidemiyolojik özellikleri, tanı ve tedavi yaklaşımları; tablolar, şekiller ve sayfa kenarlarındaki kısa, vurgulayıcı notlar eşliğinde açıklanmakta ve bu bilgiler, bölüm sonlarındaki klinik olgu çalışmaları ve en son kısımdaki USMLE (United States Medical Licensing Examination) formatında hazırlanmış sorularla desteklenmektedir. Tıbbi Mikrobiyoloji alanında birçok değerli hocamızın katılımıyla dilimize çevrilen bu eser ile, ülkemizde yeni hekimlerin ve “Tıbbi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları” uzmanlarının yetişmesine katkıda bulunacağımızı umut ediyoruz.
Bilimsel bir kitabın dilimize çevrilmesi düşünüldüğü kadar kolay değildir. Bu süreç, bir cümledeki İngilizce kelimelerin bire bir Türkçe karşılıklarının ardı ardına sıralanması ile değil, cümledeki bilginin doğru, açık ve anlaşılabilir bir şeklinde, çevirmenin kendi bilgi ve deneyimleri ışığında harmanlanmasıyla gerçekleşmektedir. İlaveten mesleki açıdan dilimize yerleşmiş olan bazı yabancı terim ve kısaltmaların (örn. slime, immunoassay, western blot, PCR, ELISA) tercüme edilmesi bazen anlam ve kavram kargaşasına yol açabilmektedir. Bu nedenle bu tip sözcükler kitap içerisinde orijinal haliyle yazılmıştır. Kitabın Türkçeye çevrilmesinde ortaya çıkan uyumsuzlukları azaltmak için elimizden gelen duyarlılığı göstererek tüm bölümler en az üç kez kontrol edilmiş ve mümkün olduğu kadar hatasız bir şekilde sizlere sunulması amaçlanmıştır. Kitabın çevirisi aşamasında destek veren tüm meslektaşlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Ayrıca kitabın hazırlık, dizgi ve baskı aşamalarında göstermiş oldukları kaliteli, titiz ve özverili çalışmalarından dolayı başta Ali Çelik ve Hüseyin Çağlı olmak üzere tüm Hipokrat Yayınevi çalışanlarına teşekkür ederiz. Ve elbette ki, bu yoğun çalışma sürecinde anlayış ve desteklerini bizden esirgemeyen sevgili ailelerimize de sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Bu çeviri kitabın Türk Mikrobiyoloji camiasına katkıda bulunması ve okuyuculara yararlı olmasını temenni ediyor ve kitabı ülkemizde mikrobiyoloji alanına hizmet veren tüm meslektaşlarımıza ithaf ediyoruz.
Prof. Dr. A. Dürdal Us
Prof. Dr. Ahmet Başustaoğlu
Tıbbi Genetik
Tıpta genetik. Genetik ve tıp. Tıbbın genetiği. Tüm bu kavramlar temel genetik prensiplerinin tıp pratiğine entegrasyonunun farklı yönlerini yansıtıyor. Son 20 yılda yaşanan genetik “devrim”, klinik genetiği tıp pratiğinin ana akımına soktu. Artık genetik, pediatri veya obstetrik departmanların altında saklı kalan küçük ve anlaşılamaz bir disiplin değil. Aksine, sağlık hizmeti sunan her bileşenin temel genetik prensiplerin işleyişini bilmesi gerekmekte. Bu gerçek, klinik öncesi öğretim programlarındaki değişikliklere, board sorularına ve tıbbi eğitime doğrudan yansıyor. Her ne kadar tıp fakültesi öğrencilerinin büyük bir çoğunluğu tıbbi genetik üzerine uzmanlaşmayacak olsa da neredeyse hepsinin uzmanlık hayatında temel genetik kavramlar ve disiplinler hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. Tüm tıp branşları kendi uygulama alanlarında genetik prensip, bilgi ve teknikleri bir şekilde kullanmak durumunda kalıyor. Bu yüzden tıbbi genetikle ilgili bir kitap tüm tıp alanlarını göz önünde bulunduracak şekilde geniş ve kapsayıcı olmalıdır. Genetik prensipler birleştirici ve küresel olarak geçerli olmalıdır. Bir tıp öğrencisinin fakültesindeki öğretim programını başarılı bir şekilde tamamlamasına ve Amerikan Birleşik Devletleri Lisans Sınavı’nın (USMLE) her üç adımını da geçmesine rehberlik edebilecek düzeyde detaylı olmalıdır. Daha da önemlisi, bir hekimin tıp fakültesi öğrencilik yılları ve ötesinde de meslekte geçirdiği zaman boyunca, klinisyen olarak herhangi bir soru ortaya çıktığında danışabilecekleri bir kitap olmalıdır.
Bahsedilmesi gereken bir durum da genetik dünyasının hızlı değişimi nedeniyle genetikle ilgili bilgi tabanına sık ve periyodik güncelleştirmeler yapılması gerekliliğidir. Bu hızlı değişime ayak uydurmak ve yeni nesil öğrencilere de bilgi sağlamak için basılı kitaba elektronik ortamda eklentiler gerekecektir. Güncelleştirmelere http://www.langetextbooks.com/ sitesinden ulaşabilirsiniz.
Bu kitap genel genetiğe giriş ile güncel tıbbi genetiğin - Tıbbi Genetik ve İnsan Genetiği Profesörleri Derneği ve Amerikan İnsan Genetiği Topluluğu (ASHG) kılavuzlarına uygun olarak -kapsamını birleştirerek tıbbi genetiğe bütünleşik bir yaklaşım sunmaktadır. Ana genetik prensipler, mekanizmalara ve birleştirici kavramlara vurgu yapılarak gözden geçirilmiştir.
Tıbbi genetik eğitiminin en büyük zorluklarından biri de öğrencilerin eğitim geçmişlerindeki çeşitliliktir. Son on yılda, tıp fakülteleri özellikle daha da çeşitlendirilmiş aday gruplarını tercih etmiştir. Bu çeşitlilik daha ilginç -ve eğlenceli- bir öğrenci grubu sağlasa da özellikle “tıp” ve tıbbi genetik eğitiminde büyük bir problem oluşturmaktadır. Sınıftaki bir öğrenci moleküler genetik üzerine doktora derecesini almışken başka bir sınıf arkadaşı sosyal bilimler geçmişine sahip olup sadece başvuru yapmaya ve Tıp Fakültesi Giriş Sınavı’nda yeterli bir puan almaya yetecek kadar fen bilimleri dersi almış olabilir. Eğitmenler bir öğrencinin motivasyonu ve zihinsel yeteneğini tahmin edebilir ama öğrenciler arasındaki eğitim çeşitliliği yüzünden fen bilimleri bilgi düzeyini öngöremez.
Bunu göz önünde bulundurarak bu kitabın her bölümünü üç farklı kısma ayırdık:
1. Arkaplan ve sistem entegrasyonu
2. Tıbbi genetik ve
3. Klinik vaka uygulamaları
Arkaplan ve sistem entegrasyonu kısmı tıbbi pratiği anlamak için gerekli olan temel genetik prensipleri içeriyor. Bu kısım genetik prensipler üzerine bilgilerini güncellemek isteyen veya ilk defa öğrenecek olan her öğrenci için kullanışlıdır. Bu kısımdaki bilgiler lisans eğitimi genetik derslerinde işlenen prensiplere dayanmakta ve bol miktarda grafik ve tablo bilgisinden faydalanmaktadır. Bu prensiplerin “neden” ve “nasıl” larına odaklanarak çoğu tıp öğrencisinin aklındaki “Bunu neden öğrenmek zorundayım ki, zaten _______ uzmanı olacağım.” sorusunu cevaplamaya yöneliktir. Genetik bilgisi güçlü olan öğrenci için bu kısım kolaylıkla atlanılabilir; bölümlerin her bir parçası tek başına bir bileşen şeklindedir. Her bölümün en can alıcı kısmı, ikinci (tıbbi genetik) kısmıdır. Bu kısım, Amerikan Birleşik Devletleri Lisans Sınavı’nın her üç adımında da başarılı olmayı sağlayacak güçlü bir bilgi birikimi oluşturmak için gerekli bilgileri içermektedir. Üçüncü kısım ise klinik vaka örneklerini kullanarak bu genetik prensip ve bilgilerin pratik uygulamalarına vurgu yapmaktadır.
Bu kitaptaki her bölüm kendinden önceki bölümlerin bilgi birikimine ekleme yaparak ilerleyecek bir anlatı şeklinde yazılmıştır. Bu nedenle tıbbi genetiğin tüm “hikayesi”, istendiği takdirde baştan sona okunabilir. Alternatif olarak da her bölüm aynı zamanda tek başına bir bileşen şeklindedir ve spesifik referans ve konular için de ulaşılabilir.
Okuyucular kitapta ilerledikçe birkaç tekrarlayan temaya dikkat etmelidirler. Tıbbi genetiğin temel temaları her bölümün ayrıntıları arasında işlenmiş şekildedir. Dikkat edilmesi gereken bazı önemli temalar:
• Genotip-fenotip ilişki(leri) --klinik gözlem ile genetik laboratuvar teknikleri sonucu ulaşılan bilgiyi ilişkilendirme gereksinimi
– fenotip nedir?
– fenotipi tanımlamanın seviyeleri.
– kritik bir tedavi yaklaşımı olarak endofenotipleri tanımlama.
• Patogenez—genlerdeki değişimler tıbbi durumlara nasıl yansıyor?
• Değişkenlik (genişletilmiş fenotip).
• Genetik/etyolojik heterojenite—kural, istisna değildir.
Şüphesiz ki genetik prensiplerin işleyişi hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olmak, uzmanlık alanı ne olursa olsun sağlık hizmeti sağlayan her hekim için şarttır. Umuyoruz ki bu kitabı okurken en az bizim yazarken eğlendiğimiz kadar eğlenirsiniz. Bu kitaptan bir şey alıp doğrudan pratiğinize uyguladığınızı bilmek, bizi hiçbir şeyden daha fazla mutlu edemez.
En iyi dileklerimizle.
G. Bradley Schaefer, Tıp Doktoru
James N. Thompson, Jr., Bilim Doktoru
Orofasiyal Enfeksiyonlar
İçindekiler:
- Bölüm 1 Orofasiyal Enfeksiyonlarla İlgili Anatomi
- Bölüm 2 Orofasiyal Mikrobiyota
- Bölüm 3 Enfeksiyon Kontrolü ve Önlenmesi
- Bölüm 4 Dezenfeksiyon ve Sterilizasyon
- Bölüm 5 Diş Sert Doku Enfeksiyonları: Çürükler
- Bölüm 6 Periodontal Enfeksiyonlar
- Bölüm 7 Endodontik Enfeksiyonlar
- Bölüm 8 Ortodontik Tedavi ve Protetik Restorasyonla İlişkili Enfeksiyonlar
- Bölüm 9 Dental İmplant İlişkili Enfeksiyonlar
- Bölüm 10 Çene Osteomyeliti ve Osteonekrozu
- Bölüm 11 Tükrük Bezi Enfeksiyöz Hastalıkları
- Bölüm 12 Orofarenks ve Tonsil Enfeksiyonları
- Bölüm 13 Nazal ve Paranazal Sinüs Enfeksiyonları
- Bölüm 14 Kulak ve Mastoid Enfeksiyonları
- Bölüm 15 Orofasiyal Bölgede Odontojenik Enfeksiyonlar
- Bölüm 16 Non-Odontojenik Oral ve Maksillofasiyal Bölge Enfeksiyonları
- Bölüm 17 Pediatrik Hastalarda Orofasiyal Enfeksiyonlar
- Bölüm 18 Orbital Enfeksiyonlar
- Bölüm 19 Maksillofasiyal Travma Hastasında Enfeksiyon
- Bölüm 20 Estetik Yüz Cerrahisi ile İlişkili Enfeksiyonlar
- Bölüm 21 Orofasiyal Enfeksiyonlarda Radyoloji
- Bölüm 22 Odontojenik Orofasiyal Enfeksiyonlarda Cerrahi Yaklaşım
- Bölüm 23 Orofasiyal Enfeksiyonlarda Anestezik Yaklaşım
- Bölüm 24 Orofasial Enfeksiyonlarda Antimikrobiyal Tedavi Prensipleri
- Bölüm 25 Orofasial Girişimlerde İnfektif Endokardit Profilaksisi
- İndeks
Cerrahi Tıp Bilimleri Kitapları
Fetusun Kalp Atımının Elektronik İzlemi ve Değerlendirilmesi
- Cabaniss ve Ross’un bu kitabında konuyla ilgili bolca literatür sunulmaktadır.
- Hem bu literatürler, hem de yazarların kişisel görüşleri ışığında doğum öncesinde ya da sırasında rastlanılabilecek pek çok kayıt örneği hakkında öneriler sunulmaktadır.
- Neredeyse her sayfada değişik kayıt örnekleri hakkında öneriler verilmektedir.
- Her bir kayıt örneğinin altında yattığı düşünülen fizyolojik alt yapı ayrıca anlatılmaktadır.
- Kitap genellikle sadece anatomik ve cerrahi atlaslarda bulunan detaylı öğretim diyagramları eşliğinde vaka çalışmaları ve yüksek kaliteli traseler sunar.
- Kardiyotokografi kayıtları birçok adli süreçte de en önemli delil olarak kabul edilmekte ve yapılacak suçlamalar, verilecek cezalar ya da beraatlar için karar verdirici olmaktadır
Araştırma planlamak isteyenler ya da bu kitapta anlatılan bir öneriyi reddetmek isteyenler açısından bu durum bulunmaz bir hazinedir. Yazarların yaptıkları öneriler, eldeki en iyi kanıta dayandırılmaktadır. Diğer taraftan bu önerilerin çok azı tam olarak ve gerçekten araştırılmıştır. Yani, kullanımdaki birçok önermenin ciddi bir şekilde araştırılması gerekmektedir.
Günümüzde fetusun kalp atımlarının izlenmesi konusu yeniden ısınmaya başlamıştır. Bu konunun Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü, Maternal Fetal Tıp Derneği, Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Koleji ve Gıda ve İlaç Dairesi tarafından da ele alınması da dikkat çekicidir. Bahsedilen çok yönlü yaklaşımlar sayesinde sonuçları test edilebilecek yönetim yaklaşımları ve teoriler ortaya çıkacaktır. Eğer bu gerçekleşirse, kitabın yazarları fetusun kalp atımının izlemi konusunda, özellikle de 3. evre olanları, dayanağı olmadan önerilenlerin yerine eldeki en iyi kanıtlara dayalı bir iskelet sağladıkları ve genç perinatolojistlere de yanlış bilinenlerin doğrusunu araştırma için hipotezler sundukları için memnun olacaklardır.
Eserle İlgili Yorumlar:
" Onlarca kitabı inceledim fakat bu eser fetal monitoring konusunda yazılmış en iyi kaynak” Amazon okuyucu yorumu
" Fetal monitorin konusunda guru olmak için doğru kaynak” Dr. Linda S. Buzby
" Tamamen yenilenmiş herzaman güncel” Dr. Stefano Manodoro
" Fetal monitoring konusunu öğrenmenin en ekonomik yolu” Dr. M. Poregon
Bu baskıdaki yenilikler:
İkinci baskı Doğu ve Batı’dan iki temsilci tarafından, 20 yeni olgu canlandırması ve eğitici çizimler eklenerek yazıldı. Daha önce tıbbi yayınlara konu olmuş, nadir durumları temsil eden, beş yeni kalp atım eğrisi gerekli izinler alınarak eklendi. Gelişen bilgi ve teknoloji nedeniyle değerini yitirmiş bilgiler nedeniyle kitabın metni güncelleştirilirken bazı kısımlar çıkarıldı. Bu kitap Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enstitüsü, Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Koleji ve Maternal Fetal Tıp Derneği’nin 2008’deki yeni adlandırmasını da dikkate alarak hazırlanmıştır. İlk baskıdan farklı olarak bu kitapta beş yeni bölüm bulunmaktadır:
Bölüm 4: Fetusun yatak başında değerlendirilmesi dinamik bir süreçtir. Annenin sağlığı, fetusun öncesindeki sağlık hali, gebelik, ilaçlar, anestezi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak zaman içinde değişiklikler meydana gelir. Bu bölüm zaman içindeki değişiklikleri ele almaktadır.
Bölüm 6: Kitabın ilk baskısı doğum eylemi sırasındaki izleme odaklanmıştı. Kitabın ikinci baskısındaki bu bölüm ise özel olarak doğum eylemi öncesindeki değerlendirmeye odaklanmaktadır.
Bölüm 7: Bu bölüm anne veya bebeği durumu ve bebeğin çevresindeki ortamdan bahsedip, bunlara eşlik edebilecek olası kalp atımı kalıplarını ele almaktadır.
Bölüm 9: Bu bölümde fetus kalp atımlarının izlemi sırasında çözümlenememiş verilere rastlanılırsa, değerlendirmeyi geliştirebilecek ek yöntemlerden bahsedilmektedir.
Bölüm 10: Kitabın son bölümü ise izlemin öngörüdeki, geriye dönük olarak yapılan değerlendirmeye yardımcı olmadaki ve fetusun izleminde gelecekteki yerini ele almaktadır.
ÇEVİRİ EDİTÖRÜ ÖNSÖZÜ
Bu kitabın dilimize çevrilmesi fikri, bir önceki baskısını asistanlığımda her doğumhane nöbetim sırasında başucumdan ayırmadığım günlere dayanır. Fetusun kalp atımlarının izlemi doğum hekimliğine ultrasonografi teknolojisinin getirdiği iki yenilikten biridir. Hem bir görüntüleme aracı, hem de fetusun doğum eylemi öncesinde ve sırasında izlenmesinde ses teknolojisi bu bilim dalının sınırlarını değiştirmiştir. Görüntüleme teknolojisi zengin basılı ve görsel bilgi kaynağına sahipken, fetusun izlemi konusu ise bu bolluktan nasiplenememiştir. Fetusun izlemi konusunda kardiyotokografinin anlamı ve eldeki bulgulara karşılık olarak yapılacaklar çoğu kez bir belirsizlik havuzuna atılan oltanın ucuna takılana göre şekillenmektedir. Belirsizliğin bu kadar "belirgin” olmasına karşın, kardiyotokografi kayıtları birçok adli süreçte de en önemli delil olarak kabul edilmekte ve yapılacak suçlamalar, verilecek cezalar ya da beraatlar için karar verdirici olmaktadır.
Kırk yılı aşkın bir süredir doğum ünitelerinin vazgeçilmezi olan bu cihaz ve onun getirdiği teknoloji konusunda akılların hala karışık olması da tuhaf bir durumdur. Bu kitap, yukarıda da bahsettiğim gibi benim de eğitim sürecimin ilk yıllarında sorularımın yanıtını bulduğum bir kaynak olduğundan, zaman içinde üstlendiğim eğiticilik kimliğimle yeniden yanına sokulduğum bir eser oldu. Hem birlikte çalıştığım araştırma görevlileri ve öğrencilerin kardiyotokografi konusunda sordukları; hem de mecburi hizmete giden arkadaşlarımın birlikte çalıştıkları ebe meslektaşlarımızdan aktardıkları bazı anılar, bu kapsamda bir kitabın dilimize çevrilmesini ihtiyaç olarak algılamamı sağladı. Kitabın anlatımında öne çıkan özellik pek çok teknik ayrıntıyla okuyucuyu boğmadan, konuyu görsel klinik örnek üzerinden açıklıyor olmasıdır. Bu nedenle kitabın öncelikle kadın hastalıkları ve doğum asistanlarının ve ebelik öğrencilerinin işine yarayacağına inanıyorum. Aynı zamanda doğum hastası takibi yapılan sağlık birimleri için de bir başucu kitabı olarak değerlendirileceği kanaatindeyim.
Kitabı çevirirken bir kez daha acısını çektiğim bir konuyla da yüzleştim. Ne yazık ki, dilimiz bilim üreten bir toplumun dili değil. Umarım bu durum bizlerden sonraki kuşaklar tarafından yaşanmaz ve karşımıza çıkan kavramları ilk bizler tanıyıp, onlara kendi dilimizde adlar veririz. O zamana kadar dilimize olan saygımızdan ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in vasiyetinden dolayı mümkün olduğunca Türkçe karşılığı olan kelimelerle bir çeviri yapılmaya çalışıldı. "Akselerasyon”, "deselerasyon” gibi artık değiştirilmeyecek kadar yaygın kullanımı olanlara dokunulmadı. Ancak "variyabl” yerine "değişken”, "variyabilite” yerinde "değişkenlik”, "fetal” yerine "fetusun” ya da "fetusu ilgilendiren” gibi önermeler sunulmaktadır. Bu kitabın amacı okuyucuya yeni kelimeler ve kavramlar aşılamak değildir. Esas olarak fetusun kalp atımları konusundaki bilimi paylaşmaktır. Ancak dilimizde karşılığı olduğuna inandığımız kavram ve kelimeler varken hala yabancı kelime ve tamlamaların kullanılmasına bir seçenek sunma fırsatını siz okuyucularla paylaşmak istedik.
Olgu canlandırmaların hastaların gebelik geçmişleri dörtlü düzende gösterilmiştir. Buradaki ilk sayı miadındaki doğumları, ikinci sayı erken olmuş doğumları, üçüncü sayı düşükleri ve dördüncü sayı da canlı çocukları göstermektedir. Örneğin gravida 4, para 2012 olarak sunulan bir hastanın şu anda 4. gebeliğini yaşadığı, normal gebelik süresinin sonunda dünyaya getirdiği ve yaşayan 2 çocuğunun olduğu ve 1 kez de düşük yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu kitapla ilgili teşekkür etmek istediğim pek çok kişi var. En başta aşk ile bağlı olduğum mesleğimle ilgili işlerde kendilerinden çaldığım zamana her zaman hoşgörüyle yaklaşan aileme; tüm eğitimim boyunca yolumu bilgi, irfan ve hikmetleriyle aydınlatan ustalarıma, hocalarıma; bana eğitici olma onuru yaşatan benden daha genç meslektaşlarıma ve her birinden çok şeyler öğrendiğim hastalara teşekkür etmek istiyorum. Bu kitabın ellerinizin arasına alınabilen bir cisme bürünmesi konusunda kelimelerle anlatılmayacak kadar emeği geçen Güneş Tıp Kitabevleri çalışanlarına şükranlarımı sunarım. En son olarak da çeviride katkısı olanlar olarak, bu kitaptaki bir satırla bile hastanıza yardım etmenize katkı sağlayacak olursak, nerede olduğunuzu bilmesek de, bizleri bu kitabın sayfaları arasında doğumhanenizin kapısından içeri aldığınız için siz okuyuculara teşekkür ederiz.
Bu kitap dünyaya gelecek bir bebek için yaşamını tehlikeye atabilecek kadar cesur olan annelerimize, onların sağlıkla evlerine dönmeleri için kendi ailelerini bırakıp nöbet tutan tüm doğumhane çalışanlarına adanmıştır.
Doç. Dr. Selim BÜYÜKKURT
Yoğun Bakım - Lange
aaYoğun Bakım Bilim Dalı için, pratik, özetlenmiş, güncellenmiş bir referans kitap
LANGE Yoğun Bakım özetlenmiş, kanıta dayalı, yoğun bakımın cerrahi ve tıbbi klinik uygulamalarını son derece geniş bir şekilde kapsayan bir kaynak kitaptır. Kitap, tüm yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören kritik hastalarla ilgilenen tüm Yoğun Bakım ünitesi hekimlerine, hemşirelere, gelişmiş sağlık hizmeti sunan tüm sağlık çalışanlarına, yoğun bakım ünitesinin temel prensipleri ve uygulamaları hakkında kalıcı ve değerli bilgiler sunmaktadır. Kitabın dikkat çeken özellikleri, iyi tanımlanmış “Yoğun Bakım İşlemleri” bölümü, temel yoğun bakım konularında tüm önemli noktaları kapsayan yüksek verimliliğe sahip özet bölümleri ile her bölümde yoğun bakımın belirsiz kalan yönlerinin ele alındığı “Tartışmalar” bölümlerinin kitaba dahil edilmesi olarak sayılabilir.
Bu güncel kitap aynı zamanda, giderek önemi artan ve kapsamı genişleyen yoğun bakım ünitesi dışında sunulan kritik bakım hizmetlerini ve hastane yapısı içerisinde yoğun bakım servisinin giderek artan önemini de kapsamaktadır. Yoğun bakım hizmeti sunumunun bir “takım işi” olması özelliği göz önüne alınarak, bazı bölümlerin yazarları veya ortak yazarları “yoğun bakım felowları”, yoğun bakım hemşireleri, doktor asistanları, hemşire uygulayıcılar ve farmakologlar arasından belirlenmiştir.
ÖZELLİKLER
- Yoğun bakımın cerrahi ve dahili yönlerinin her ikisini de içermesi, bu kitabı dahili, cerrahi veya nörolojik yoğun bakım ünitesi çalışanlarının tümü için değerli yapmaktadır.
- Rakamlar, tablolar ve algoritmalar gibi sayısız görsel öğeden yararlanmaktadır.
- Ek bölümleri değerli referans materyalleri ve formülleri içermektedir ve bunlar arasında başucu istatistik bilgilerini içeren bir bölüm bulunmaktadır.
- Dahiliye ve Anesteziyoloji dallarında yoğun bakım ünitesi rotasyonları için ve board sınavları da dahil olmak üzere önemli sınavlara çalışmak için mükemmel bir kaynak kitaptır.
İÇİNDEKİLER
KISIM I Yoğun Bakım Ünitesi Öncesi Kritik Bakım
1 Kritik Hastaların Triyaj ve Transportu
2 Resüsitasyon ve Stabilizasyon
3 Kardiyak Arrest Sonrası Hedeflenen Sıcaklık Yönetimi
4 Askeri Yaralanmalar
5 Bölgeselleşme
6 Yoğun Bakım Ünitesi Öncesi Sendromlar
7 Karar Vermede Biyobelirteçler
8 Terapötik Hipotermide Tartışmalı Konular
KISIM II ICU Kritik Bakım
9 Yatakbaşı Teknolojisi
10 Yoğun Bakım Ünitesinde Fizik Muayene
11 Kritik Hastada Görüntüleme: Radyoloji
12 Yoğun Bakımda Görüntüleme: Hasta Başı Ultrasonografi
13 Yoğun Bakım Ünitesinde Hasta Güvenliği
14 Yoğun Bakım Ünitesinde Edinilmiş Güçsüzlük ve Yoğun Bakım Ünitesinde Erken Mobilizasyon
15 Kritik Hastalıklarda Farmakoloji
16 Analjezi, Sedasyon ve Nöromüsküler Blok
17 Hava Yolu Yönetimi/ Zor Hava Yolu
18 Ventilatör Teknolojisi ve Yönetimi
19 Akut Respiratuar Distres Sendromu
20 Venöz Tromboembolizm
21 Şok: Tanı ve Yönetimi
22 CPR ve ACLS Güncellemeleri
23 Aritmi Tanı ve Tedavisi
24 Akut Kardiyak İskemi
25 Yoğun Bakımda Kalp Yetmezliği Sendromları
26 ICU’da Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon
27 Kritik Hastalarda Elektrolit Bozuklukları
28 Asit-Baz Bozuklukları
29 Beslenme Desteği
30 Akut Böbrek Hasarı ve Yetmezliği
31 Renal Replasman Tedavisi
32 Yoğun Bakımda Hematolojik Bozukluklar
33 Yoğun Bakımda Transfüzyon Tıbbı
34 Antikoagülasyon
35 Akut Abdominal Disfonksiyon
36 Gastrointestinal Hemoraji (Üst ve Alt)
37 Karaciğer Yetmezliği: Akut ve Kronik
38 ICU’da Ateş
39 ICU’daki Toplum Kökenli İnfeksiyonlar
40 Sağlık Bakımı İle İlgili Enfeksiyonlar
41 Kritik Hastada HIV Enfeksiyonu
42 Sepsis, Septik Şok ve Çoklu Organ Yetmezliği
43 YBÜ’de Antimikrobiyaller
44 Kritik Hastalığa Yol Açan Endokrin Disfonksiyon
45 Onkolojik Aciller
46 Yoğun Bakım Ünitesinde Romatolojik ve İnflamatuvar Durumlar
47 Deri Komplikasyonları
48A Nörobilim Kritik Bakımda Prensipler
48B Serebrovasküler Hastalıklarda Yoğun Bakım
49 Yoğun Bakım Ünitesinde Deliryum
50 Travmatik Beyin ve Spinal Kord Hasarı
51 Genel Postoperatif Yönetim
52 Transplantasyon Sonrası Bakım
53 Travma Sonrası Bakım
54 Postkardiyotorasik Cerrahi Bakımı
55 Özel Cerrahi Sonrası Postoperatif Yönetim
56 Damar Cerrahisinde Postoperatif Bakım
57A KOAH’da Duman Maruziyeti Modelleri
57B Toksik Pulmoner İnhalasyon
58 Aşırı Doz, Zehirlenme ve Çekilme
59 Çevresel Yaralanmalar ve Zehir Maruziyetleri
60 Gebelikte Yoğun Bakım Sorunları
61 Yanık Hastalarında Yoğun Bakım
62 Afet Kurbanları için Yoğun Bakım
63 Tartışmalar: Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri
64 Tartışmalı Konular: Hasta-Kontrollü Sedasyon—Altın Saatlere Hazır mıyız?
65 Karşılaştırma “İkilem”: Ventilatörden Ayırma—Hangi Strateji Daha İyi? Solunum Terapisti ve Lisanslı Hemşire Tarafından Yürütülen mi? Hekim Tarafından Yürütülen mi?
66 Karşıt Görüşler: Solunum Yetmezliği Tanısında Girişimsel ve Girişimsel Olmayan Stratejiler
67 Tartışma: ARDS’de Ventilatör Yönetimi: Tek Bir Çözüm Hepsine Uyar Mı?
68 Tartışmalar: ARDS için Kortikosteroidler: Dost veya Düşman?
69 Submasif Pulmoner Embolide Trombolitik Tedavi
70 Tartışmalar: Enteral Nütrisyon-Pilorik mi? Postpilorik mi?
71 Tartışmalı Konular: Kritik Hastalarda Aralıklı ve Sürekli Renal Replasman Tedavisinin Karşılaştırması
72 Klinik Tartışmalar: Ventilatör-İlişkili Pnömoni: Gerçekten var mı?
73 Tartışmalar: Septik Şokta Resüsitasyonu Yönlendirme SCVO2’mi Laktatın Temizlenmesi mi?
74 Çelişkiler: Glikoz Kontrolü Yararlı mıdır?
KISIM III Yönetim
75 Simülasyon ve Yoğun Bakımda Eğitim
76 ICU Yatak Kullanımı
77 Global Hastane Ortamında ICU Ünitesi
78 Yoğun Bakım Ünitesinde Alternatif Personel Modelleri
79 Yönetişim
80 Uzaktan Yoğun Bakımı Yönetmek: Teletıp
81 Yoğun Bakım Ünitesinde Etik ve Palyatif Bakım
82 Yoğun Bakımda Konuşma: Kötü Haber Verme ve Bakım Hedeflerini Belirleme
83 Yoğun Bakım Uzmanlarının Performansı Ölçülebilir Mi?
84 Komplikasyonlar: Olmaz Olmaz Deme, Olmaz Olmaz
85 Tartışmalar: Yaşamın Sonunda Noninvaziv Ventilasyon Yararlı Mı, Değil Mi?
KISIM IV Post-ICU Kritik Bakım
86 Yoğun Bakım Sonrası Sendromu
87 Sonuç Araştırması ve Raporu
KISIM V Yoğun Bakım Genomiği
88 Omikler Çağında Yoğun Bakım Tıbbı
KISIM VI Yoğun Bakımda Uygulanan İşlemler
89 Arter Hattı Yerleştirilmesi ve Monitörizasyonu
90 Bronkoskopi
91 Kardiak Output Ölçümü
92 Kardiyoversiyon ve Defibrilasyon
93 Santral Venöz Girişim
94 Göğüs Tüpü Takılması
95 Yoğun Bakımda Ekokardiyografi
96 Ekstrakorporeal Membran Oksijenasyonu
97 Kritik Hastada Havayolu Yönetimi
98 Beslenme Tüplerinin Endoskopik Olarak Yerleştirilmesi
99 Devamlı Venövenöz Hemofiltrasyon
100 Yüksek-Frekanslı Osilatuar Ventilasyon
101 İntrakraniyal Basınç Monitörizasyonu
102 Lomber Ponksiyon
103 YBÜ’de Pacemaker Yerleştirme ve CV İmplante Edilebilir Elektrikli Cihazların Kullanımı
104 Parasentez
105 Perkütan Trakeostomi
106 Perikardiyosentez
107 Pulmoner Arter Kateterizasyonu
108 Torasentez
109 Tartışmalar: Erken Trakeotomi
KISIM VII Ekler
110 Cerrahi İçin Antimikrobiyal Profilaksi
111 Birimler ve Dönüşümler
112 Renal Replasman Tedavisi Sırasında İlaç Dozlaması
113Hamilelikte İlaç Kullanımı
114Formüller
115Resüsitasyon Algoritmaları
116 Yatak Başı İstatistik Araçları
Atlas Pelvik Anatomi Jinekolojik Cerrahi
Bu kitap; kadın hastalıkları ve doğum hekimleri, pelvik cerrahi ile ilgilenen ürologlar, genel cerrahlar; uzman ve asistan hekimler ve tıp fakültesi öğrencileri için klinik ile ilişkili temel pelvik anatomi baz alınarak ameliyat ve kadavra diseksiyon görüntülerinden hazırlanmıştır. Cerrahi yaklaşım ile ilgili merak ettiklerinize anatomiyi nasıl kullanacağınızı anlatarak cevap bulmayı amaçladık. Eğitim hayatımda bana bilgi ve görgüsünü sunan tüm hocalarıma ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimle… Beni yetiştiren annem ve babama, varlığını hep hissettiğim kardeşime ve bana her zaman destek olan eşime teşekkürlerimi sunarım Dr.İlker SELÇUK (MD-PhD) Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Şehir Hastanesi, Kadın-Doğum Hastanesi, Jinekolojik Onkoloji Kliniği (Jinekolojik onkoloji uzmanı) Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı (Anatomi doktora) European Network of Young Gynae-Oncologists (ENYGO) Yönetim Kurulu Üyesi Cerrahi Anatomi ve Teknolojileri Derneği Genel Sekreteri
Miller Ortopedi Gözden Geçirme
MILLER ORTOPEDİ GÖZDEN GEÇİRME YEDİNCİ BASKI
Günlük pratiğinizde ve sınav hazırlığınızda temel rehberiniz - üstelik tamamen güncel ve her zamankinden daha iyi!
Miller’ın Ortopedi Gözden Geçirme asistan doktorların ve uzmanların etkili sınav hazırlığı için en gerekli kaynakları olmuştur.
Yedinci baskı önemli konuları tamamen kapsamaya devam ediyor üstelik şimdi daha kullanıcı dostu ve daha kolay okunabilecek şekilde.
*** Ortopedik kitaplar içinde en çok satan kitap unvanına sahip eser
*** Bu kitabın ortopedik cerrahideki en fazla revize edilmiş bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz (belki de tüm tıp kitapları içerisinde!)
Kitapla İlgili Muhteşem Yorumlar:
• "Okuyucu bu kitapta her durumun tam açıklamasını ve güncel tedavi metotlarını bulabilir. Miller’ın ortopedi özeti, ortopedi asistanları için kaynak bir kitap ve cerrahlar için hızlı bir referans kaynağı olma özelliğine sahiptir.” -JBJS
• "Ortopedik kitaplar içinde en çok satan kitap ünvanına sahip eser" - Mark D. Miller
• "Tüm tıp kitapları içinde en fazla revise edilmiş eser" -Stephen R. Thompson
Özellikleri:
• Başlıklar ve vurgular Amerikan Ortopedik Cerrahlar Kurulu (ABOS) ve Ortopedi Hizmet İçi Eğitimi (OITE) sınavındaki başlık ve vurguların tamamı ile eşleştirilmiştir, bu da sertifikasyon ve resertifikasyon için gerekli güveni verecektir.
• Anatomi, tümör ve omurga bölümlerine pek çok yeni yazarlar dahil edilerek, bilgilerinize güncel tutmak adına tamamen revize edildi.
• Şekillerde artırılmış vurgu ile en yeni sonuçlar ve tekniklere yer verilerek, bugünün sınavlarına daha güncel şekilde hazırlanmanız sağlanmıştır.
• Femoroasetabular sıkışma, omurga tümörü, ortopedide sık kullanılan ilaçlar ve temel bilimlerdeki son gelişmeler gibi yeni bilgiler eklendi.
• Çok sayıda çalışma sınavda başarılı olmanıza yardımcı olacaktır
• Tamamı renkli tablolar, fotoğraflar ve patolojik vaka slaytları
• Bilgiyi etkili bir şekilde saklamak ve sentezlemek için konu özetleri, dikkat çekici bir biçimde resimler ve özet kutuları şeklinde hazırlanmıştır. Sıklıkla sorulan sorular ve karmaşık kavramlar işaretlenerek ön plana çıkartılmıştır.
• Dikkatli bir şekilde seçilmiş olan çapraz referanslar ve sentezlenmiş kaynakçayla yeni ufuklar açan ortopedik literatürle metin içeriği desteklenmiştir.
• Alanında uzman kişilerin hazırladığı çoktan seçmeli gözden geçirme soruları ve çok daha fazlası…
Tiroid ve Paratiroid Hastalıkları Tıbbi ve Cerrahi Tedavi
Tiroid ve Paratiroid Hastalıkları Tıbbi ve Cerrahi Tedavi
Tiroid ve Paratiroid Hastalıkları Tıbbi ve Cerrahi Tedavi kitabı tiroid ve paratiroid hastalığı olanların bakımlarının mükemmelliğe erişmesi için kullanılan en üst seviyedeki referansdır.
Tiroid bezi hastalıkları son yıllarda klinik olarak belirti vermeyen nodüler tiroid hastalığının tanısındaki artış nedeniyle medya ve toplumun giderek artan ilgisini çekmektedir. Bu durum, büyük oranda tiroid bezindeki küçük nodülleri saptayabilen görüntüleme tekniklerindeki teknolojik gelişmeler ve ileri tetkik ve tedavi için farkındalığın artmasına bağlıdır. Bu tip belirti vermeyen nodüllerin saptanabilmesi ABD ve tüm dünyadaki tiroid bezi kanserlerinin sayısındaki belirgin artıştan sorumlu esas faktördür. Artık subklinik tiroid kanserlerleri genel cerrahi, otolaringoloji, baş ve boyun cerrahisi ve endokrin cerrahisi uzmanlarının klinik uğraşlarının oldukça büyük bir parçası haline gelmiştir. Hastalarımıza ideal sağlık hizmetinin verilmesi için bu kanserlerin biyolojisi ve uygun klinik yaklaşımının daha iyi anlaşılması gereklidir..
Tiroid ve paratiroid hastalıklarının tedavisindeki çağdaş uygulamaları ve fikirlerini bu kitaba yansıtmaları nedeniyle doktor David Terris ve Christine Gourin’e teşekkür edilmelidir. Bu kitap, konu hakkında uygun bir zamanda yazılmıştır; çünkü tiroid hastalıklarının daha iyi anlaşılmasını sağlayan bir kaynağa olan ihtiyaç artmıştır. Kitaba cerrahi katkısı olan doktorların hemen hepsinin tiroid ve paratiroid hastalıklarına özel ilgi duyan otolaringoloji uzmanları olduğu not edilmelidir. Bu durum, ABD’de klinik uygulama alanında değişen bir eğilim olup, tiroid ve paratiroid hastalıklarıyla ilgili endokrin cerrahisi için değişiklik örneğini yansıtmaktadır. Bu alana ilgisi ve belirli bir tecrübesi olan doktorların tecrübelerini daha da artıracakları ve önümüzdeki yıllarda lider olacakları açıktır.
Tiroid kanserinin biyolojisinin daha iyi anlaşılması ile diferansiye tiroid kanserlerine yaklaşım belirli bir şekilde değişmiştir. Risk gruplarının belirlenmesi ve prognostik faktörler tiroid kanserli hastalara yaklaşım stratejilerini ve sonuçlarını büyük oranda etkilemiştir. Ancak, bu hastalıktan ölümlerin çoğundan sorumlu olan tiroid kanser formlarıyla ilgili yapılacak halen çok iş vardır. Muhtemelen bu tip agresif kanserlerin kontrolünde yeni keşfedilecek hedef tedavilerin rol alabileceği moleküler düzeyde gelişmeler olacaktır.
Bu kitapta, tiroid bezinin malign olmayan hastalıklarının patofizyolojisinin ve tiroid bezi kanserinin biyolojik davranışının daha iyi anlaşılması için sistematik bir yaklaşım sağlanmaktadır. Epidemiyoloji, patoloji, tanısal çalışma, klinik yaklaşım ve sonuçların sistematik bir yaklaşımla değerlendirilmesi bu kitabı günlük klinik uygulamalarında tiroid ve paratiroid bezinin neoplazm ve hastalıklarıyla karşılaşan öğrenciler, eğitim gören asistanlar ve klinisyenler için değerli bir kaynak haline getirmektedir.
Estetik Vajinal Plastik Cerrahi
Dünyanın bitimsiz gelişiminin bir parçası da şüphesiz ki cerrahi ve tıbbi disiplinlerin
ortaya çıkışı, var olanların dönüşerek gelişmesi ve birbirine eklemlenerek yeni
disiplinler oluşturması.
Kadın Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi de, gücünü toplumsal yapı ve bireysel
ihtiyaçlardan alan bir disiplin ve gelişimi, düşünülenden çok hızlı. Bunu en başta, bireylerin
psikolojik durumlarının genital bölge görünümüyle doğrudan ilişkisinin olmasına
bağlıyorum. İkincil olaraksa ilişkilerin seyrini değiştiren bir etkisi olmasına.
Son yıllarda yaygınlığı ve popülerliği artmış görünse de mesleki deneyimlerim bana
bunun, aynı zamanda beklenen bir fırsat ve hayal edilen bir imkan olduğunu yıllardır
işaret etmekteydi. Pek çok kadın ve erkek, cinselliklerinin ve ilişkilerinin olumlu gelişimi
için de- ğişime ihtiyaç duyuyordu. Yaygınlaşmasıyla, ulaşılabilirliği artan Kadın
Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi sayısız koldan gelişmeye ve cinsel fonksiyonların
düzenlenmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kitabı okuyarak erittikçe, başka
dilde yazılmış bilgiyi, dünyada en iyi bildiğiniz dile çevirdikçe anlıyorsunuz ki bilgi,
evrenseldir. Ve bilgi, vazgeçilmezdir. Vazgezçilmez olanı insanlığın hizmetine sunmak
için çabalayan tüm uzmanlarımıza sonsuz teşekkürler.
Speroff Klinik Jinekolojik Endokrinoloji ve İnfertilite
Speroff Klinik Jinekolojik Endokrinoloji ve İnfertilite: Jinekoloji ve Endokrinoloji Alanında Güncellenmiş Rehber
Kadın endokrinolojisi ve infertilite konularında dünyanın en önde gelen kaynaklarından biri olan Speroff Klinik Jinekolojik Endokrinoloji ve İnfertilite kitabı, jinekoloji alanında uzmanlaşan klinisyenler, asistanlar ve tıp öğrencileri için vazgeçilmez bir referanstır. Tamamen revize edilen dokuzuncu baskısıyla, bu kitap üreme endokrinolojisi, kontrasepsiyon ve infertilite yönetimi konularında kapsamlı ve güncel bilgiler sunmaktadır.
Kitabın Öne Çıkan Özellikleri
- Güncellenmiş ve Revize Edilmiş İçerik: Yale Tıp Fakültesi'nin deneyimli editör ve yazar ekibi tarafından yenilenen bu baskı, Dr. Speroff'un klasik yazım tarzını koruyarak, en son klinik gelişmelerle güncellenmiştir.
- Üreme Endokrinolojisi: Kadın üreme fizyolojisi ve endokrin sistemine dair derinlemesine bilgiler sunar. Hormonal düzensizliklerin tanı ve tedavisine yönelik kapsamlı bir rehberdir.
- Cinsiyetler Arası Geçiş ve Fertilite Koruma: Modern tıbbın önemli başlıklarından biri olan cinsiyet geçişi tıbbı ve fertilite korunması üzerine iki yeni bölüm içermektedir. Bu konular, güncel tıbbi uygulamalarla ilişkilendirilmiştir.
- Zengin Görsel İçerik: Renkli illüstrasyonlar, algoritmalar ve tablolar sayesinde karmaşık kavramlar daha anlaşılır hale getirilmiştir. Bu, öğrenmeyi kolaylaştırır ve özellikle klinik pratikte hızlı başvuru olanağı sunar.
- Pratik ve Kanıta Dayalı Rehberlik: Sık görülen bozuklukların değerlendirilmesi ve tedavisi konusunda kanıta dayalı öneriler sunar. Klinisyenlerin ve öğrencilerin bu hızlı gelişen alanda bilgilerini güncel tutmalarına yardımcı olur.
- Açık ve Kullanıcı Dostu Yazım Tarzı: Speroff’un net, özlü ve kolay anlaşılır anlatımı korunmuştur. Bu yazım stili, kitapta yer alan karmaşık konuların daha rahat kavranmasını sağlar.
Kapsamlı İçerik
Kitap, kadın üreme endokrinolojisine dair çok geniş bir yelpazeyi kapsar:
- Üreme Fizyolojisi: Menstrüel döngü, hormonal regülasyon ve yumurtalık fonksiyonları hakkında ayrıntılı bilgiler sunar.
- Klinik Endokrinoloji: Kadınların endokrinolojik sorunlarının tanı ve tedavisinde kullanılan modern yaklaşımlar açıklanmıştır.
- Kontrasepsiyon: Modern doğum kontrol yöntemlerinin kullanımına dair en son bilgiler ve kanıta dayalı öneriler mevcuttur.
- İnfertilite Yönetimi: Üreme çağındaki kadınlarda infertiliteye neden olan faktörler ve bu faktörlere yönelik tedavi seçenekleri detaylandırılmıştır.
Kimin İçin Uygun?
- Jinekoloji ve Üreme Endokrinolojisi Uzmanları: Klinikte uygulamalı bilgiye ihtiyaç duyan uzmanlar için kapsamlı bir referanstır.
- Tıp Asistanları ve Öğrenciler: Kadın sağlığı ve üreme endokrinolojisi alanındaki sınavlara hazırlık sürecinde güvenilir bir bilgi kaynağıdır.
- Klinik Pratikte Hızlı Referans Arayanlar: Günlük tıbbi uygulamalarda hızlıca göz atılması gereken bilgileri içerir.
Speroff Klinik Jinekolojik Endokrinoloji ve İnfertilite kitabı, 50 yıllık bir geçmişe sahip olup, alanında dünya çapında en çok okunan kaynaklardan biridir. Bu güncellenmiş baskısıyla, jinekoloji ve endokrinoloji alanında en iyi klinik uygulamaları öğrenmek isteyen herkese eşsiz bir bilgi hazinesi sunmaktadır.
Kadınlarda Laparoskopik Pelvik Anatomi
Jinekolojik cerrahi uygulamaları baş döndürücü bir hızla gelişmektedir. Klasik jinekolojik operasyonların
birçoğu günümüzde artık laparoskopik olarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu noktaya
kolay gelinmedi tabii. Dünyada ve ülkemizde birçok öncü jinekolog cerrah uzun yıllar
laparoskopik cerrahinin gelişmesi için çaba sarf etti ve sonuçta artık günümüzde bu cerrahi
yaklaşım her yerde ve birçok jinekolog tarafında uygulanabilir hale geldi. Laparoskopik cerrahinin
tabi ki kendisine has kuralları var ancak değişmeyen prensip anatominin iyi bilinmesi ve
anlaşılmasıdır.
Bu kitapta dünyada kabul görmüş en iyiler arasında yer alan deneyimli bir laparoskopik cerrahın
gözünden pelvik anatomiyi tüm detaylarıyla ortaya koyuyoruz. İyi bir laparoskopik pelvik
cerrah olmak için gerekli olan bilgiler binlerce görsel eşliğinde sunuluyor. Anatomik planlar,
diseksiyon alanları ve öngörülebilir anatomik yaklaşım detaylarıyla ele alınıyor.
Her bilgi yoğun emekler sonucunda elde edilebilmektedir, bu kitabın da hayata geçilmesinde
yoğun emek harcanmış ve meslektaşlarımıza akademik olarak en iyisini sunabilme gayreti içinde
hareket edilmiştir. Tüm uzman ve asistan arkadaşlarımızın yararlanabileceği güzel ve pratik
bir laparoskopik jinekolojik pelvik cerrahi kitabı olduğuna inandığım bu kitabın ülkemiz tıbbına
faydası olmasını ümit ediyorum.
Prof. Dr. Bülent Berker
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum AD.
Kas İskelet Sistemi Radyolojisi
Muskuloskeletal görüntüleme alanında geniş kapsamlı olgu tabanlı kaynak kitap
Popüler Öğretici Atlas serisine son eklenen kitap olan Muskuloskeletal Görüntüleme Atlası, kas-iskelet sistemi hastalıklarının sık karşılaşılan şekillerine ve önemli nadir görülen hastalıklara genel bir bakış sağlamaktadır. İnternal eklem düzensizliği, tümörler, enfeksiyon, avasküler kemik, travma, artrit ve protezleri de içine alan geniş bir kategorik gruptan 130 olgu ile uluslararası alanda tanınmış yazarlar multimodoliter yaklaşımlarla okuyucuya ışık tutmaktadır. Her olgu prezentasyon belirtileri, radyolojik bulgular, tanı ve ayrıcı tanılara ait özlü tanımlamalar içerir. Kas-iskelet patolojisi ve güncel tedavi staretejileri ile birlikte en son girişimsel radyoloji tekniklerine dair bilgiler içermesi bu kitabı günlük pratik için seçkin bir kaynak haline getirmektedir.
GLOKOMDA CERRAHİ YENİLİKLER
Yeni glokom cerrahi tekniklerinde bir devrim mevcuttur. Bu yöntemler, eski yöntemlerle karşılaştırıldığında enfeksiyon oranlarını düşürdüğünü ve yüksek başarı oranlarına sahip olduğu için, her geçen gün daha da öncelik kazanmaktadır.
Glokomda Cerrahi Yenilikler Kitabı bu alanda deneyimli, yeni cerrahilere aşina olup bu teknikleri bulan, klinik araştırmacılar ve uzmanlar tarafından yazılmış bir kitaptır.
Kitabın akışı; genel oftalmolog olup, glokom cerrahisi yapan kişilerin anlayacağı şekilde, hangi tekniğin nerede, ne zaman uygulanacağı şeklinde olup; en güncel glokom prosedürlerine ilgi duyan kişiler için de, online videolar ile desteklenmiştir.
Genel Cerrahi Sözlü Sınavlar İçin Hazırlık Soruları
Sınavları hele sözlü olanlarını kimse sevmez. Bütün bir staj boyunca veya bir yıl boyunca ve hatta yıllar boyunca çalışıp girilen sözlü sınavlarda, ne sorulacağını ve nasıl yanıtlayacağını bilmemenin yarattığı belirsizlik duygusu ve yüksek katekolamin salgısına bağlı heyecan içinde insan çoğu kez en iyi bildiklerini bile söyleyemez olur. Öte yandan sınavda yanıtlanamayan soruları, sınavı yapan hoca ya da sınav sonrası bir arkadaşınız yanıtladığında “ne kadar kolaymış” duygusuna kapılır ve çoğunu hayat boyu unutmazsınız.
Sözlü sınavlar aslında bir hekim için gerçek iş hayatına hazırlayıcı özelliğe sahiptir, eğiticidir. Eğitim “stres altında doğru karar vermek” üzerinedir. Beklenmedik bir acil durumla karşılaşan her hekimin soğukkanlı kalması ve doğru karar vermek için o ana kadar biriktirdiği bilgi ve deneyimleri kullanmayı bilmesi beklenir. Bazen bu süreç bir iki dakika gibi çok kısa bir zaman dilimine sığışır; bir insanın (hastanın) hayatı için çok kritik olan bu kısa süre girilen en zor sınavdır ve eminim her hekim meslek hayatında en az bir kez bu sınava girmiştir. Tüm çabalarımız o sınavda başarısız olmamak içindir.
Bu kitabın amacı genel cerrahi stajı ve sonrasında ihtisas süresince bu alanda girilecek sözlü sınavlarda sorulacak sorulara verilmesi beklenen yanıtlar üzerinden öğrenci ve asistanlara konu hakkında bilgi vermektir. Sınav öncesi soruları ve yanıtlarını bilmenin sözlü sınavlarda öğrencilere öğrenmelerinde büyük katkı sağlayacağına inanan bizler, zor ve zahmetli bir süreç sonunda elinizdeki bu kitabın ilk baskısına ulaşmayı başardık. Umarım çok az hata yapmışızdır. Sonraki baskılarda hem soruları arttırmak hem de yanıtları geliştirmek, bu hataları da görüp düzeltmek başlıca gayretimiz olacaktır.
Aurelius’un dediği gibi şimdi elinizdeki işe sanki son işinizmiş gibi odaklanın ve size sorulan tüm soruların o büyük sınava hazırlık için olduğunu ve aslında yanıtların hiç de zor olmadığını görün.
Başarı dileklerimizle,
İçindekiler
- I. Temel cerrahi soruları
- 1. Travmaya Endokrin ve Metabolik Yanıt
- 2. Şok VE TEDAVİSİ
- 3. Cerrahide Beslenme
- 4. Kanama ve Pıhtılaşma Bozuklukları ve Transfüzyon
- 5. SIVI-ELEKTROLİT BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ
- 6. Asit ve Baz Dengesi Bozuklukları
- 7. Yara İyileşmesi Bozuklukları
- 8. Künt ve Penetran Karın Travmaları
- 9. Cerrahide Genel Komplikasyonlar
- 10. Cerrahi alan enfeksiyonu
- 11. Cerrahi Monitorizasyon
- 12. TÜMÖR BELİRTEÇLERİ
- II. KLİNİK CERRAHİ SORULARI
- 13. Akut Karın
- 14. Akut Apandisit
- 15. Özofagus Tümörleri
- 16. Mide Tümörleri
- 17. Peptik Ülser Hastalığı
- 18. MORBİD OBEZİTE CERRAHİSİ ve POSTGASTREKTOMİ SENDROMLARI
- 19. İntestinal Obstrüksiyonlar
- 20. Mezenter Vasküler Hastalıklar
- 21. Gastrointestinal Kanamalar
- 22. Kolorektal Prekanseröz Lezyonlar
- 23. Kolorektal Kanserler
- 24. Divertiküler Hastalık
- 25. Anorektal Hastalıklar
- 26. Pelvik Taban Hastalıkları
- 27. Karaciğer Tümörleri
- 28. Karaciğer APSELERİ
- 29. Karaciğer Kist Hidatiği
- 30. Safra Yolları Hastalıkları ve Tıkanma Sarılığı
- 32. AKUT PANKREATİT
- 33. Dalağın Cerrahi Hastalıkları
- 34. Portal Hipertansiyon
- 35. Transplantasyon
- 36. Karın Duvarı Fıtıkları
- 37. Benign Meme Hastalıkları ve Meme Kanseri Risk Faktörleri
- 38. MEME KANSERİ VE TEDAVİSİ
- 39. BENİGN TİROİD HASTALIKLARI, Tiroid Nodüllerine Yaklaşım ve Tiroid Cerrahisinin Komplikasyonları
- 40. Malign Tiroid Hastalıkları
- 41. Paratiroid Hastalıkları
- 42. Adrenal Hastalıkları
Travma ve Anestezi
Değerli meslektaşlarım
Travma; bedene mekanik, kimyasal, termal veya elektriksel enerjinin fiziksel zarar vermesi durumudur ve trafik kazaları, depremler, boğulma, zehirlenme, düşme, yanma, şiddet, kendine zarar verme ve savaş eylemlerini de kapsayan geniş anlamlı bir terimdir. Travma, tüm dünyada ve ülkemizde en önemli sağlık problemlerinden biridir ve bütün ölümlerin yaklaşık %9-10’unu, yoğun bakıma kabul edilen hastaların ise %30’unu oluşturur. Travma özellikle 15-40 yaş gibi beklenilen yaşam süresi uzun olan genç insanların sakat ya da iş göremez hale gelmesine yol açarak; ağır psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olur. Travmanın yaş ve her tür sağlık durumundan bağımsız tüm bireyleri hedef alması; yönetiminin multidisiplener olmasını gerektirir. Travmaya bağlı ölümlerin çoğu ya olay yerinde, ya da bir sağlık merkezine ulaştıktan sonraki ilk dört saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle altın saat yani ilk 60 dakika içinde yeterli, hızlı ve doğru yapılan ilk müdahale ciddi önem taşır.
Hayatı tehdit eden yaralanmaların doğru yönetimi, ancak organize bir yaklaşım ve iyi bir perioperatif yönetim planının varlığı ile mümkün olacaktır. Travmada resusitasyon; yaralanma yerinde başlayan, operasyon odasında devam eden, yoğun bakıma uzanan bir süreci kapsar ve bu süreçte alınan kararların uzun vadeli sonuçları olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.
Dünyada travma merkezlerinin oluşturulması ciddi maliyet gerektirir ve günümüzde gelinen noktada eğitimli sağlık ekibinin görev yaptığı travma merkezleri yetersizdir . Tüm dünyada çalışmalar ,gelecekte daha fazla spesifik travma merkezlerinin oluşturulmasına yöneliktir. Ne yazık ki ülkemizde özelleşmiş travma birimleri yetersizdir ve travma vakalarının başlangıç yönetimi pratisyen yada acil servis doktorlarının ilgili bölümlerden yaptığı konsültasyonlarla sınırlı kalmaktadır. Sonuçta ilk kabulün deneyimsiz kişilerce yapılması, morbidite ve mortaliteyi arttıran çok önemli bir problem olması yanı sıra hekimler aleyhine açılan davaların birincil nedenidir.
Ülkemizde bu konuda pek çok kitapta bölümler olmasına karşın, travmayı çok yönlü inceleyen ve tek bir kitapta toplayan bir kaynak bulunmamaktadır. Bu kitabın yazılma amacı, anestezistler, pratisyen hekimler ve acil servis hekimlerinin travmalı hasta yönetiminde karşılaşabileceği sorunlara cevap oluşturmak ve travma hastalarının çok yönlü tedavi yaklaşımlarında bütünleşmiş bir fikir yapısı, metne dayalı bir materyal bulunması ihtiyacıdır.
Bu ihtiyaçtan yola çıkarak, oldukça zor ve riskli travma hastalarının yönetimini çok yönlü inceleyen bir kaynak hazırlamanın tüm hekimlere katkı sağlayabileceğini düşündük. Bu nedenle çeşitli üniversite hastaneleri ve eğitim hastanelerinden konusunda uzman olan öğretim elemanı arkadaşlarımızla birlikte ülkemizde eksikliği hissedilen geniş kapsamlı “Travma ve Anestezi” kitabını hazırlamak üzere yola çıktık. Özverili ve yoğun bir sürecin ardından bu kitabı sizlere sunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Ümidimiz, travma hastaları ile karşılaşan tüm hekimlerin bu kitabı yararlı bulmasıdır.
Bu kitabın hazırlanmasında en büyük katkıyı sağlayan her an yanımda olan, editör yardımcısı ve yazar olarak görev yapan çok değerli arkadaşlarım Prof. Dr. Onur Özlü, Prof. Dr. Hülya Teltik Başar’a en kalbi duygularımla teşekkür etmeyi borç biliyorum. Bizleri kırmayan ve yazım aşamasında desteklerini esirgemeden çok büyük bir özveri ile çalışan tüm yazarlarımıza en içten sevgilerimle teşekkür ediyorum. Basım aşamasında tüm yüreğini ortaya koyan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen Hipokrat Yayınevi sahibi Ali Çelik ve grafik-tasarım departmanından Hüseyin Çağlıkasap’a en derin şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, literatürlerin temininde, okunmasında ve tercümesinde emeği geçen Y. Gökbey Gök’e emeği ve katkıları için teşekkür ediyorum.
Kitabımızın tüm meslektaşlarımıza yararlı bir kaynak olması dileğimle..
Kadın Genital Estetik Kitapları
Estetik Vajinal Plastik Cerrahi
Dünyanın bitimsiz gelişiminin bir parçası da şüphesiz ki cerrahi ve tıbbi disiplinlerin
ortaya çıkışı, var olanların dönüşerek gelişmesi ve birbirine eklemlenerek yeni
disiplinler oluşturması.
Kadın Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi de, gücünü toplumsal yapı ve bireysel
ihtiyaçlardan alan bir disiplin ve gelişimi, düşünülenden çok hızlı. Bunu en başta, bireylerin
psikolojik durumlarının genital bölge görünümüyle doğrudan ilişkisinin olmasına
bağlıyorum. İkincil olaraksa ilişkilerin seyrini değiştiren bir etkisi olmasına.
Son yıllarda yaygınlığı ve popülerliği artmış görünse de mesleki deneyimlerim bana
bunun, aynı zamanda beklenen bir fırsat ve hayal edilen bir imkan olduğunu yıllardır
işaret etmekteydi. Pek çok kadın ve erkek, cinselliklerinin ve ilişkilerinin olumlu gelişimi
için de- ğişime ihtiyaç duyuyordu. Yaygınlaşmasıyla, ulaşılabilirliği artan Kadın
Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi sayısız koldan gelişmeye ve cinsel fonksiyonların
düzenlenmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kitabı okuyarak erittikçe, başka
dilde yazılmış bilgiyi, dünyada en iyi bildiğiniz dile çevirdikçe anlıyorsunuz ki bilgi,
evrenseldir. Ve bilgi, vazgeçilmezdir. Vazgezçilmez olanı insanlığın hizmetine sunmak
için çabalayan tüm uzmanlarımıza sonsuz teşekkürler.
KADIN GENİTAL ESTETİK CERRAHİSİ Hangi Probleme Çözüm?
Bilimin insan alemine tuttuğu ışığın derinliğini, kadının aydınlatılma ihtiyacı içinde olan büyük dünyasıyla bir
arada anlayan ve anlatan bu kitabın bir parçası olmanın benim için iki kıymetli anlamı var. Birincisi kadın bedenini
kusursuzluk zorunluluğu olmadan ve doğal biçimde hakkı olarak hazla ilişkilendirmesi. İkincisi kadın bedenini
tanımanın önemini, dünya gerçeğine hizmet etmekten uzak yüzeysel çerçevenin çok dışında bir derinlikte ve
titizlikte ele alması. Değişimin topyekün bilimsel bir hadise olduğunu anlatabildiğimizi iliklerime dek hissettiğim
bu çalışmanın parçası olmak, bir kadın hekim olarak benim için epey tatmin edici ve dahası için de iştah
kabartıcıydı.
Çok hassas ve kıymetli bir nesneyi çok yüksekten atıp aşağıda onu bütün halde ve zarar görmemiş biçimde bulma
isteğine benzettiğim hoyratlıkta yaklaşılan kadın bedeni; bilimin sönmez ışığıyla, pamuklara sarılmadan ama lazım
gelen korumayı da alarak diller ve nesiller ötesi bir açıklamaya kavuşuyor bu kitapla. Cerrahi ve tıbbi disiplinlerin
kendi içlerinde gelişim esasıyla dönüşmesi ve yeni ve ufuk açan disiplinler üretmesinin bir sonucu olan genital
estetik; şüphesiz ki kadın bedeninin cinsel sağlıkla ilgisini de apaçık biçimde ortaya koyuyor. Bu ilginin varlığını
anlatmakla kalmıyor; salt görünüme değil, işleve etki eden bir görünümün mümkünlüğüne de sık sık değiniyor.
Genital estetiğin, psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlar neticesinde ve bilimsel devinimler ışığında kolaylaşması,
yayılması; yalnızca kadına değil, erkeğe ve kadın-erkek ilişkisine de katkı sunan ve dolayısıyla toplumun cinsel
refah seviyesini yükselten bir gelişmedir.
Genital estetik kavramının ve metotlarının en doğru biçimde aktarılması ve hala yeni bakış açılarının
saptanabilmesini ise hem bilim dünyası hem de insanlık için büyük bir şans olarak niteliyorum.
Genital estetik, bu çağın başta hobi olarak görülen ama sanat olduğu zamanla anlaşılan değerlerinden biridir ve
sanatı ölümsüz kılmanın yolu onu ilgilisiyle buluşturmaktır. Bu buluşmanın bilime, kadına, cinsel sağlığa sonsuz
şevkle inanan bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.
Estetik ve Fonksiyonel Labioplasti
“Genital Cerrahi”
başlığı altında, kadınların dış genital organını yeniden şekillendirmeye ve hem
görünümünü hem de fonksiyonelliğini iyileştirmeye yönelik prosedürlerin batı
dünyasındaki popülaritesi büyük ölçüde artmıştır.
Plastik
cerrah olarak uzmanlık eğitimim 1994 yılında Münih'teki Klinikum rechts der Isar üniversite hastanesinin Plastik
ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı'nda Prof. Biemer ve Dr. Schaff'ın eğitimi
altında başladı. Bu süre zarfında
cerrahi ekip, rutin uygulamada, özellikle transseksüellikte cinsiyet değiştirme
ameliyatı olmak üzere hem erkekler hem de kadınlar üzerinde karmaşık genital
prosedürler uyguluyordu.
Bir
keresinde polikliniğimize çok uzun ve kendi deyimiyle “itici” labia minora şikâyeti
olan bir kadın başvurdu. Evliliği boyunca eşinin kendisini çıplak görmesine
asla izin vermediğini ve bunun cinsel yaşamlarını ve ilişkilerini önemli ölçüde
kötü etkilediğini ifade etti. O zamanlarda Los Angeles'ta çalışan Dr. Gary
Alter tarafından yayınlanan tekniği kullanarak kama rezeksiyon gerçekleştirdik.
Münih'te
kendi muayenehanemi kurmamın ve televizyonda bildirilen bir vakanın ardından
daha fazla kadının konsültasyona gelmesi üzerine, kama rezeksiyon tekniğini hastalarımın
estetik sonuçlarla ilgili beklentileri açısından düşünmeye başladım. Hastalarım
özellikle labia minoralarının tamamen labia majoraları ile örtülmesini
istiyordu. Ancak kama rezeksiyon yöntemiyle bu mümkün değildi. Bu yüzden, daha
önce yayınlanmış yöntemlerden farklı olarak kendi tekniğimi geliştirdim ve
sadece klitorisin altındaki labia minorayı küçültmekle kalmayıp aynı zamanda
klitoral başlık bölgesindeki ve üstündeki labial dokuyu da yeniden şekillendirdim.
Bu teknik aynı zamanda klitorisin herhangi bir çıkıntısının düzeltilmesi için
de kullanılabilir.
Yıllar
geçtikçe, ameliyat isteyen ve sayıları giderek artan kadın hastalarımın artan
estetik taleplerini karşılamak için bu tekniği değiştirerek geliştirdim.
Kadın
genital estetik cerrahisindeki kariyerimin başlangıcında, gelen taleplerin
neredeyse tamamı labia minora redüksiyonuna yönelikti. Fakat muhtemelen tıbbi olasılıklardaki
artmanın medyada yer alması nedeniyle, taleplerin çeşitliliği genital
cerrahinin tüm yelpazesini kapsayacak şekilde genişlemiştir.
Diğer
prosedürler, gevşek cildi gerginleştirerek veya hacmini artırarak labia majora rekonstrüksiyonunu,
mons pubisin şekillendirilmesini, hymen rekonstrüksiyon cerrahisini ve G
noktası amplifikasyonu gibi cinsel uyarıya yanıtı restore etme veya arttırma
operasyonlarını, vajinal yeniden şekillendirmeyi ve özellikle doğum yapmaya
bağlı olarak gevşeyen pelvik tabanın gerdirilmesini içermektedir.
Kadın Genital Plastik Ve Kozmetik Cerrahisi
Dünyanın bitimsiz gelişiminin bir parçası da şüphesiz ki cerrahi ve tıbbi disiplinlerin ortaya çıkışı, var olanların dönüşerek gelişmesi ve birbirine eklemlenerek yeni disiplinler oluşturması. Kadın Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi de, gücünü toplumsal yapı ve bireysel ihtiyaçlardan alan bir disiplin ve gelişimi, düşünülenden çok hızlı. Bunu en başta, bireylerin psikolojik durumlarının genital bölge görünümüyle doğrudan ilişkisinin olmasına bağlıyorum. İkincil olaraksa ilişkilerin seyrini değiştiren bir etkisi olmasına. Son yıllarda yaygınlığı ve popülerliği artmış görünse de mesleki deneyimlerim bana bunun, aynı zamanda beklenen bir fırsat ve hayal edilen bir imkan olduğunu yıllardır işaret etmekteydi. Pek çok kadın ve erkek, cinselliklerinin ve ilişkilerinin olumlu gelişimi için değişime ihtiyaç duyuyordu. Yaygınlaşmasıyla, ulaşılabilirliği artan Kadın Genital Plastik/Kozmetik Cerrahisi sayısız koldan gelişmeye ve cinsel fonksiyonların düzenlenmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kitabı okuyarak erittikçe, başka dilde yazılmış bilgiyi, dünyada en iyi bildiğiniz dile çevirdikçe anlıyorsunuz ki bilgi, evrenseldir. Ve bilgi, vazgeçilemezdir. Vazgeçilemez olanı insanlığın hizmetine sunmak için çabalayan tüm uzmanlarımıza sonsuz saygıyla.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Gökçen Erdoğan
Nisan 2020
ANKARA
TIBBİ BİYOLOJİ-GENETİK Kitapları
EPİGENETİK Genomun Senfonisi
EPİGENETİK: GENOMUN SENFONİSİ adlı kitabımız, epigenetikteki temel soruları ve uygulamaları keşfederken, bu alandaki bilimsel gelişmeleri farklı disiplinlerdeki kullanım alanlarıyla güncel literatür ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Epigenetik konusuna ilgi duyan lisans ve lisansüstü öğrencileri ile profesyoneller için tasarlanan bu eser, moleküler biyolojiden tıbba, eczacılığa kadar geniş bir yelpazede hazırlanmış olup, okuyucuların epigenetiğin büyüleyici biyolojisine olan ilgilerini ve meraklarını artırmayı hedeflemektedir. Amacımız, bu kitabı bir eğitim kaynağı olarak sunmanın ötesinde, genomun senfonisi olarak tanımladığımız epigenetiğin derinliklerine inmeleri için okuyucularımıza ilham vermektir.
Bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen bölüm yazarlarına, öğrenciler için sağladıkları öğretim desteği ve gösterdikleri bağlılık için minnettarız. Kitabın her bölümündeki derinlik, yazarlarımızın uzmanlık alanlarındaki bilgi birikiminin bir yansımasıdır.
Ayrıca, kitabımızı basan Modern Tıp Yayınevi’ne, bu yolculuğa çıkarken sundukları değerli destekleri için sonsuz teşekkür ederiz.
Son olarak, bize kattıkları bilgi ve birikimlerin yanı sıra, hayatımızdaki iz bırakan katkılarından dolayı üzerimizde emeği geçen tüm akademisyen hocalarımıza derin bir minnettarlık ve saygıyla teşekkür eder, kitabımızı hazırlarken bizim aldığımız keyfi siz değerli okuyucularımızın da aynı şekilde hissetmenizi dileriz.




